|
Yakıttan elde
ettiği ısı enerjisini mekanik enerjiye
çeviren makinelere
motor
denir.
Yakıtlarına göre motorlar, Dizel-Benzin-LPG
li olmak üzere ayrılırlar. Benzinli
motorun yakıtı benzin; Dizel motorun
yakıtı Mazot (motorin) LPG'li motorun
yakıtı ise LPG gazıdır.
Silindir diziliş şekillerine göre
motorlar sıra tipi, v tipi, yıldız tipi,
boksör tipi şeklindedir.
Soğutma sistemine göre motorlar, su
soğutmalı ve hava soğutmalı diye ikiye
ayrılır.
Yanma sistemine göre motorlar, içten
yanmalı ve dıştan yanmalı diye ikiye
ayrılır. Araçlardaki motorlar içten
yanmalı motorlardır. İçten yanmalı
motorlar ise, mazot, benzin ya da
motorin yakarlar.
Motorlar, çalışma zamanlarına göre, iki
zamanlı ve dört zamanlı motorlar diye
ikiye ayrılır.
Benzinli motorlarda ateşleme,
sıkıştırılmış benzin-hava karışımının
buji ile ateşlenmesi ile olur.
4 zamanlı motorlarda 4 zaman, sırası ile
şöyledir: Emme, sıkıştırma, ateşleme
(veya genişleme; iş zamanı da denir),
egzost.
Dört
Zamanlı Motoru
Çalışma
prensibi
Motorlarda
güç üretimi
önce yakıtın
içindeki
kimyasal
enerjinin
ısı
enerjisine
dönüşmesi,
sonra da bu
ısı
enerjisinin
pistonu
harekete
geçirmesiyle
gerçekleşir.
Bir dört
zamanlı
motorda bu
işlem şu
aşamaları
izler:
-

1.
Yakıt ve
hava
karışımı
pistonun
dışarı
hareketiyle
dolar.
-
2.
Karışım
pistonun
içeri
hareket
etmesiyle
sıkıştırılır.
-
3.
Sıkışmış
karışım
benzinli
motorlarda
bir
kıvılcım
ile
tutuşturulur,
dizel
motorlarda
ise
yüksek
basınç
ve
sıcaklık
altında
kendiliğinden
tutuşur
ve yanma
gerçekleşir.
Yanma
sonucu
açığa
çıkan
enerji
ile
piston
dışarı
doğru
itilir.
Bu
sayede
krank
şaftı
döndürülür
ve
kinetik
enerji
elde
edilmiş
olur.
-
4.
Pistonun
geri
dönüşü
sırasında
egzoz
valfı
açıktır
ve egzoz
gazları
pistondan
atılır.
Döngü
böylece
başlangıç
konumuna
gelir ve
1.
aşamadan
itibaren
işlemler
yinelenir.
Motorun bir
döngüsünü
yukarıda
anlatılan 4
aşamada
tamamlamasından
dolayı bu
tip
motorlara 4
zamanlı
motorlar
ismi
verilir.
Hareket
halindeki
benzinli bir
araçta bu
döngü
dakikada
ortalama
3.000-3.500
defa
tekrarlanır.
2 zamanlı
motorlara
göre daha
verimli olan
4 zamanlı
motorlar
günümüzde en
çok
kullanılan
içten
yanmalı
motor
tipidir.
|
Enjektörlerden püskürtülerek ateşleme
yapılan motorlarda yakıt olarak motorin
kullanılır.
Katalitik konvektör kullanılan araçlarda
yakıt olarak, kurşunsuz benzin
kullanılır.
Bir motorun bazı parçaları şunlardır:
marş motoru, piston, segman, piston
kolu, silindir kapağı, supap kapağı, eme
manifoltu, egzost manifoltu, silindir
gövdesi, silindir gömleği, karter,
conta, külbütör, emme supabı, egzost
supabı, supap iteceği, krank mili, kam
mili, volan dişlisi, eksantrik
dişlisidir.
Dizel motorda ise bunların dışında,
mazot pompası (enjeksiyon pompası) ve
enjektör de bulunur.
Benzinli motorlarda, üsttekilerin
dışında karbüratör, benzin pompası,
buji, distribütör, bobin vardır.
ATEŞLEME SİSTEMİ
Benzinli motorun ateşleme siteminin
bazı önemli parçaları şunlardır:
Akü, kontak anahtarı, endüksiyon bobini,
distribütör, buji ile distribütör içinde
bulunan platin takımı, alçak yüksek
gerilim kabloları kondansatör, tevzii
makarasıdır.
Benzinli motorlarda bujinin görevi
ateşlemeyi sağlamaktır. Benzinli
motorlarda bulunan distribütör' ün en
önemli görevleri endüksiyon bobininden
gelen yüksek voltajı bujilere dağıtmanın
yanı sıra, platin ve meksefe yardımıyla
yüksek voltajın oluşumunu sağlamak,
ayrıca tevzii makarasıyla da elektrik
dağıtımını sağlamaktır.
Endüksiyon bobini aküden gelen voltajı
15.000 - 25.000 volta çıkarır.
Bujilere ateşleme sırasına göre akım
dağıtan distribütördür. Motor
çalışmazken kontak anahtarı, ateşleme
durumunda açık unutulursa platin ya da
bobin yanabilir.
Aracın belirli bir km.' sinden sonra
bazı parçaları değişmelidir. Bunlardan
biri platin ve bujidir. Ateşleme sistemi
ayarlarından biri buji ayarı ve diğeri
ise platin ayarı ile avans ayarıdır.
Platin meme yapmış ise meksefe
(kondansatör) yanabilir. Platin meme
yaparsa zımparayla temizlenir.
Motorun çalışması sarsıntılı ise, sebebi
buji kablolarından birinin çıkmış olması
olabilir.
Benzinli bir motorda normal yanma
olmamasının sebeplerinden biri bujilerin
normal ateşleme yapmaması,
bir diğeri de platin ayarının bozuk
olması ayrıca bujilerin kurum bağlanmış
olmasıdır.
Bujiler ayarsız ve aşınmış ise motor
çekişten düşer.
Buji ayarları yanlış yapılmış bir aracın
egzost dumanı siyahtır.
Motorun egzost undan siyah duman çıkması
durumunda karışım oranı da kontrol
edilmelidir.
YAKIT SİSTEMİ
Benzinli motorun yakıt sisteminin
parçalarından bazıları şunlardır:
yakıt deposu, yakıt pompası, yakıt
göstergesi, karbüratör, hava filtresi,
emme manifoltu.
Dizel motorun yakıt sisteminin
parçalarından bazıları şunlardır: yakıt
deposu, besleme pompası, mazot filtresi,
enjeksiyon pompası, enjektör, ısıtma
kızdırma bujileri, yakıt göstergesi.
Hava filtresinin görevi, karbüratöre
giren havayı süzmek ve ve sessiz emiş
sağlamaktır. Hava filtresinin
tıkanmasını önlemek için basınçlı hava
ile temizlemeliyiz. Öte yandan, hava
filtresi tıkalı olan motor zengin
karışımla çalışır. Filtre yine de
temizlenmeden motor hala çalıştırılırsa
motor boğulur.
Karbüratör, emme manifoltu
üzerindedir ve sadece benzinli
motorlarda olur. Benzin-Hava karışımını
ayarlar. Karbüratörün karıştırma oranı
1/15'tir.
Jikle devresinin görevi, soğuk
havalarda motorun çabuk çalışmasını
sağlamaktır. Jikle devresi karbüratörde
bulunur. Jikle kelebeği, karbüratörün
hava giriş deliği önünde bulunur.
Yağ filtresi yağı süzer ve temizler.
Silindir içindeki yanmış gazlar egzost
manifoltu ile dışarı atılır.
Egzost susturucusu, basınçlı olarak
çıkan yanlış gazların sesini azaltır.
Eğer aracın egzost undan fazla ses
çıkıyorsa susturucu patlak olabilir.
Supap ayarı, en önemli motor
ayarlarından biridir. Soğuk ve sıcak
ayar olarak ikiye ayrılır.
Bir aracı kış şartlarına hazırlarken en
önemli noktalardan biri hava filtresini
kışlık pozisyona almak ve otomatik jikle
kışlık pozisyonuna çevirmektir.
Araçta yakıt ikmali yapılırken motor
stop edilir.
Ayağımızı gaz pedalından çeksek bile
motorun hala çalışmasını sağlayan devre
rölanti devresidir.
Yakıtın içinde toz-su-pislik vs. varsa
motor tekleyerek çalışır.
Yakıt sistemi ayarlarından biri rölanti
ayarıdır.
Boğulmuş bir motoru çalıştırmak için gaz
pedalına sonuna kadar basılarak marş
yapılır.
Motor ısınıca stop ediyorsa karbüratöre
de bakılmalıdır.
Araç kullanırken yakıt tasarrufu için
hava filtresi temizlenmeli,
Karbüratör ayarları yapılmalı,
Jikle devresi açık unutulmamalıdır,
Rölanti yüksek olmamalıdır,
Eskimiş bujiler temizlenmeli,
Lastik hava basınçları normal olmalıdır,
Fren ayarlarının sıkı olmaması,
Uygun viteste gidilmesi,
Debriyaj kaçırması olmamalıdır,
Saatte 90/100 km hızın geçilmemesi
gerekmektedir.
Aracın fazla yakıt yaktığını anlamak
için eksozuna bakılır. Eğer egzost rengi
siyahsa fazla yakıt yakıyor olabilir.
YAĞLAMA SİSTEMİ
Yağlama sisteminin parçaları:
Karter-yağ pompası,
Filtre,
Gösterge,
Seviye çubuğu,
Yağ kanallarıdır.
Motorda yağın bazı görevleri:
Sürtünmeyi azaltmak,
Aşınmayı önlemek,
Silindir ve segmanlar arası boşluğu
doldurup sızdırmazlığı sağlamak,
Soğutmaya yardımcı olmak,
Aşınmadan dolayı oluşan pislikleri
temizlemektir.
Karterin önemli görevlerinden
bazıları:
Motor bloğunun altını kapatmak ve yağa
depoluk etmektir.
Araçta motor yağı kontrol edilirken
kontak anahtarı kapatılır ve 4-5 dakika
beklenir. Yağ ölçümü yapılırken araç düz
durumda olmalıdır. Yağ seviyesi yağ
çubuğuyla ölçülür, ve yağın seviyesi yağ
çubuğunun iki çizgisi arasında
olmalıdır. Yağ seviyesi normalin çok
altında iken motor çalıştırılırsa motor
ısınır ve yanar.
Motor yağı değiştirilirken motor sıcak
olmalıdır.
Motorlarda genellikle 20-50 W numara
motor yağı kullanılır. Motorun yağı
karterin altındaki tapa açılarak
boşaltılır. Yeni motoryağı ise supap
muhafaza kapağı üzerindeki kapaktan
doldurulur.
Motor yağı ve yağ filtresi belli
km'lerde mutlaka değiştirilmelidir.
Motorda yağ basıncı yoksa,
yağ yok,
filtre tıkalı,
yağ pompası arızalı,
ya da yağ müşiri arızalı olabilir.
Motorun yağ eksiltmesinin
sebeplerinden bazıları:
Karter contasının yırtılması,
sekman ya da silindirlerin aşınması,
karterin delik olması,
tapadan yağ sızdırmasıdır.
Yağ yakan motorun eksoztundan mavi duman
çıkar.
Marşa basılıp motor çalıştırıldığında
yağ lambasının sönmesi gerekir.
Motor çalıştığı sürece yağlamanın olup
olmadığı motor yağ göstergesinden takip
edilebilir.
Motor çalışırken yağ göstergesinde
anormallik görülürse motor hemen
durdurulur.
SOĞUTMA SİSTEMİ
Su ile soğutma sisteminin bazı
parçaları:
Radyatör,
Vantilatör,
Devir daim pompası,
Termostat,
Hararet (ısı) gösterici,
Hararet (ısı) müşiri,
İlave su kabı,
Fan motorudur.
Radyatör, soğutma suyuna depoluk
eder. radyatörün altında su boşaltma
musluğu vardır.
Termostat silindir kapağı su
çıkışındadır. Motorun sıcaklığını
çalışma sıcaklığında sabit tutar.
Devir daim pompası vantilatör kayışından
hareket alır. Radyatördeki soğuk suyu su
kanallarına yollar.
Hava soğutmalı motoru, su soğutmalı
motordan ayıran bir diğer özellik hava
soğutmalı motorda radyatör ve su
pompasının olmamasıdır.
Vantilatör kayışı V şeklindedir. Kayış
gerginliği 1-1,5 cm civarında olmalıdır.
Vantilatör kayışı hareketini krank mili
kasnağından alır ve vantilatör kayışı
devir daim pompası ve alternatörü (şarj
dinamosunu) çalıştırır. vantilatör
kayışı koparsa motor hararet yapar.
Soğutma sisteminde su azalıyorsa
silindir kapak contası arızalı veya
radyatör delik,
radyatör kapağı bozuk,
radyatör hortum ve kelepçeleri arızalı
veya delik,
kalorifer hortumları delik veya
termostat arızalı olabilir.
Motorun hararet yapmasının nedenleri:
->Radyatör peteklerinin tıkanması,
->radyatörde suyun azalması,
->vantilatör kayışının gevşek veya kopuk
olması,
->termostatın arızalı olması,
->motor yağının azalması,
->motor soğutma suyu kanallarının tıkalı
olması,
->uygun vites ve hızda gidilmemesi,
->otomatik fanın arızalı olmasıdır
Radyatöre konacak suyun seviyesi
peteklerin üzerinde olmalıdır.
Çok sıcak motora rölantide çalışırken
ılık ve kireçsiz su konur.
Motor bloğundaki su kanalları pastan ya
da kireçten tıkanmış ise motor fazla
ısınır.
Radyatöre konacak suyun içilecek
temizlikte ve temiz su olması gerekir.
Su olduğu halde motor fazla ısınıyorsa,
termostat arızalıdır.
Donmayı önlemek için radyatöre antifriz
ilave edilir.
Termostatı sökülmüş motor, gereğinden
soğuk çalışır aşınmalar artar ve verim
düşer.
Motorun çok sıcak çalıştırılması motoru
çekişten düşürür.
Motor çok sıcakken radyatöre soğuk su
konursa silindir kapağı ve blok
çatlayabilir.
Çok sıcak bir motorda radyatör kapağı
ıslak bir bezle tutulup hafifçe
gevşetilir ve buhar tamamen atılınca
radyatör kapağı açılır.
Araçta ısı (hararet) göstergesi
çalışmıyorsa ısı müşiri arızalı
olabilir.
Motor, çalıştıktan sonra çalışma
sıcaklığına gelmiyorsa kalorifer
hortumlarında kaçak olabilir.
Motor ısısının aniden yükselmesinin
sebebi kayış kopması olabilir.
MARŞ SİSTEMİ
Marş sistemi motora ilk hareketi
verir.
Parçaları:
akü,
kontak anahtarı,
marş motoru,
volan dişlisidir.
Marşa basıldığında marş motorunun bediks
dişlisi volanın üzerindeki dişlilerle
kavraşır ve volanı döndürür.
Volan da krankı döndürerek, motora
gerekli ilk hareketi verir.
Marş durumunda marş motoru hiç
dönmüyorsa:
akü bitik,
akü kutup başları gevşek,
akü kutup başları oksitli,
marş otomatiği arızalı,
marş motoru sargıları arızalı ya da
sigortası atık olabilir.
Motor çalışırken marş yapılırsa volan
dişli de, marş motoru ve marş dişlisi
zarar görür.
Marşa basıldığında marş motoru dönmez,
korna da çalmaz ise sorun aküde-kutup
başlarında olabilir.
Akü başka bir aküyle takviye yapılacaksa
her iki akünün (+) kutup başları (+)
kutup başlarıyla, (-) kutup başları ise
(-) kutup başlarıyla birleştirilir. Her
iki akünün de voltajı aynı olmalıdır.
Dijital göstergeli araçlarda akü
takviyesi yapılmaz.
Marşa basma süresi 10-15 saniyedir.
Fazla basılırsa akü biter.
Marş yapıldığında tık diye bir ses
gelip, marş motoru çalışmıyorsa akü
kutup başları gevşek olabilir.
Vantilatör kayışı hareketini volant
kasnağından alır ve pervaneyi devir daim
pompasını- şarj dinamosunu çalıştırır.
Kayış koparsa vantilatör pervanesi -
devir daim pompası ve şarj dinamosu
hareket.
ŞARJ SİSTEMİ
Şarj sistemi, motor çalışmaya
başladığı andan itibaren aracın elektrik
ihtiyacını karşılar ve aküyü şarj eder.
Şarj sisteminin parçaları:
alternatör,
konjektör (regülatör),
şarj lambası,
vantilatör kayışıdır.
Alternatör, krank mili kasnağından
vantilatör kayışı ile aldığı mekanik
enerjiyi elektrik enerjisine çevirir.
Bazı araçlarda alternatör değil, şarj
dinamosu bulunur.
Konjektör (regülatör), alternatörün
ürettiği elektriğin volt ve akımını
ayarlar. Aracın devri arttıkça
alternatörden çıkan akım ve voltajı
ayarlar, tesisata ve aküye gönderir.
Şarj lambası, şarj sisteminin
çalışmadığını ikaz eder. Yani
alternatör, konjektör vs. arızasını
belirtir.
Bir araç için gerekli elektrik
enerjisini şarj sistemi sağlar.
Akü, motor çalışmazken ışık ve özel
elektrikli alıcıları besler.
Vantilatör kayışı çok sıkı ise
alternatör yatakları bozulabilir.
Vantilatör kayışının koptuğu "ilk
olarak" şarj ikaz lambasından anlaşılır.
Motor çalışırken ayağımızı gaz
pedalından çekince far ışıkları
zayıflıyorsa akü zayıflamış olabilir.
Motor çalıştığı halde şarj ikaz lambası
yanıyorsa vantilatör kayışı gevşek
olabilir ya da alternatör kablo
bağlantıları gevşek veya alternatör
kömürü aşınmış olabilir.
Aracın durdurulup kontağın hemen
kapatılması gereken hallerden bazıları:
- Şarj ikaz lambasının yanması.
- Motordan ani bir sarsıntı ya da ses
gelmesi.
- Yağ lambalarının yanmasıdır.
Konjektör ayarı bozuksa akünün su kaybı
çok olur.
Araçta ampuller sık sık patlıyorsa veya
akü su kaybı fazlaysa veya konjektör
arızalı olabilir.
Marşa basılıp motor çalıştığında şarj
ikaz lambası sönmelidir.
AYDINLATMA VE İKAZ
SİSTEMİ
Aydınlatma sisteminde, sigortalar,
kablolar, farlar, park lambası, sis
lambası, plaka lambası, gösterge
lambası, iç aydınlatma lambası, bagaj
aydınlatma lambası, gibi lambalar
vardır.
İkaz sisteminde, sinyaller, fren ikaz
lambaları, geri vites lambası, korna
bulunur.
Her elektrik elemanı gibi araçlarda
bulunan aydınlatma ve ikaz sistemi gibi
elektrikli devrelerde de:
akü, kablolar, kablo bağlantıları,
sigortalar, açma kapama düğmeleri ya da
kolları, ve alıcı olarak da ampuller
bulunmaktadır.
Bu sistemlerin en önemli arızaları:
kısa devre,
kablo kopukluğu,
akü bitmesi,
akü kutup başı oksitlenmesi veya akü
kutup başı gevşekliği,
ampul yanması,
sigorta atması,
anahtarların arızalanmasıdır.
Fren müşiri ikaz sisteminin bir
parçasıdır.
Farlardan bir kısmı ya da hiçbiri
yanmıyorsa, sigortası atık olabilir.
Flaşör arızalanınca sinyal lambası
yanmaz.
Sigortalar atıksa bunun yerine aynı
amperde sigorta takılır.
Far anahtarı bozuksa farlar yanmaz.
Isı göstergesi çalışmıyorsa, ısı
göstergesi müşiri arızalı olabilir.
Aracın fren lambaları yanmıyorsa, fren
müşiri arızalı olabilir.
Fren lambalarından biri yanmıyorsa,
yanmayan lambanın ampulü yanmış
olabilir.
Farların bakımı yapılırken, far ayarı
yapılır.
Farlardan biri sönük yanıyorsa far kablo
bağlantısı gevşemiş veya paslanmış
olabilir.
Sigortanın görevi, kısa devre olduğunda
sistemi korumaktır.
GÜÇ AKTARMA
ORGANLARI
Güç aktarma organları sırasıyla:
Debriyaj, vites kutusu, şaft,
diferansiyel, akslar, tekerleklerdir.
Diferansiyelin görevi, gücü
arttırmak, kendine gelen hareketi 90
derece kırıp akslar yardımıyla
tekerleklere iletmek, virajlarda içteki
tekerleği az, dıştakini fazla döndürerek
kolay ve rahat viraj almayı temin
etmektir.
Kavrama (debriyaj) motorla vites
kutusu arasındaki irtibatı keserek vites
değiştirme olanağı sağlayan aktarma
organıdır.
Akslar, diferansiyelin hareketini
tekerleklere iletirler.
Vites kutusu, aracın hızını ve gücünü
ayarlar.
Araç hareket halindeyken ayağımız
debriyaj pedalı üzerinde devamlı durursa
debriyaj balatası aşınır.
Aracın ilk çalışması esnasında bir
miktar gaz verildikten sonra debriyaj
pedalına sonuna kadar basmanın faydası
vardır.
Debriyaj balatası yağlanırsa debriyaj
kaçırır. Debriyaj teli koparsa araç
vitese geçmez.
Vites değiştirirken debriyaj pedalına
basılır.
Araç geri vitese takılmak istendiğinde
takılmıyorsa, debriyaj pedalından ayak
çekilip yeniden basılır.
Aktarma organlarında yağ olarak, dişli
yağı kullanılır.
Vites değiştirirken ses geliyorsa,
debriyaja tam basılmamıştır.
Ani ve sert duruş kalkış yapmak debriyaj
balatasını sıyırabilir.
Vites kutusu bakımı yapılırken yağa ve
yağ kaçağına dikkat edilir.
LASTİKLER
Lastiklerin yeri, her altı ayda bir ya
da her 10.000 km' de yer değiştirilerek
aşınmalar denklenmelidir.
Lastiklerdeki ağırlık dengesinin
bozukluğu demek olan balans oluşursa
araçta titreşim oluşur. Bu titreşimler
en çok direksiyon simidinde hissedilir.
Lastik değiştirilirken kriko takılınca
el freni çekili olmalıdır.
Lastiklere normalden az hava basılırsa
lastikler sürekli olarak ortadan
aşınırlar ve araç titrer. Aracın
lastikleri araca binileceği zaman
kontrol edilir.
Dubleks lastik iç lastiği olmayan
lastiktir.
Karlı havalarda zincir çekici tekerlerin
ikisine de takılır.
Isınmadan dolayı lastik hava basıncı
artmışsa hiç bir şey yapılamaz.
Lastiklerin üzerindeki rakamlar lastik
ebatlarını belirtir.
Bir tekere dubleks, diğer tekere sam
yelli lastik takılırsa araç bir tarafa
çeker.
Bijonların temizliği kuru bezle yapılır.
FRENLER
Araçta el freni duran aracı
sabitlemek için kullanılır. El freni
kopmuş ise el freni tutmaz. El freni
çekili durumda unutulup yola devam
edilirse kampanalar ısınır ve fren
tutmaz.
Araç üzerinde 3 tip fren bulunur:
Motor freni (kompresyon freni)
Ayak freni
El freni
Ayak freni 3 tiptir:
Hidrolik fren
Havalı fren
Karma fren
Fren sisteminin bazı parçaları
şunlardır:
Fren pedalı
Merkez pompası
Fren boruları
Tekerlek silindirleri
Fren diski
Fren balatası
Kampanalar
Fren ayar sistemleri
Havalı frenli bir araçta üsttekilere
ilaveten hava tüpü ve kompresör bulunur.
ABS frenin avantajları, frenlerken
direksiyon hakimiyetini bozmaması ve
fren mesafesini kısaltmasıdır.
Fren yapılmasına rağmen aracın hızı
azalmıyorsa, fren hidroliği yok veya
azalmış hatta fren ayarları gevşek
olabilir. Fren sistemine yağ sızmış
olabilir. Fren sisteminde kaçak
olabilir.
Soğuk havalarda el freni çekil durumda
bırakılırsa fren balataları donarak
yapışır.
Fren sisteminde hidrolik azalmışsa
hidrolik yağı ile takviye edilir.
Ayak frenine basıldığında ön ve arka
tekerlekler birlikte durur.
Araç çalışıyor fakat hareket
ettirilemiyorsa el freni çekik olabilir.
Aracın kampanaları aşırı ısınmışsa fren
ayarları bozuk olabilir.
Ön lastiklerin biri yeni biri eskiyse
frenlerken araç bir tarafa çeker.
Westinghouse tipi frenli bir arabada
hareket halinde iken motor stop
ettirilirse asla fren tutmaz.
Hava frenli araçta hava basınç
göstergesi basınç göstermiyorsa araç
olduğu yerden kaldırılamaz.
ÖN DÜZEN SİSTEMİ
Ön düzen sistemi, aracın dönüşünü
sağlar. Direksiyon simidi, direksiyon
mili, sonsuz dişli, sektör dişli, rot,
eğri rot, kısa rot, rot başı bu sistemin
bazı parçalarıdır.
Direksiyon kutusu yağı kontrol
edilmelidir. Araçta çekme, gezme vs.
varsa servise gidilmelidir. Kamber/
Kaster/ King-pim/ rot ve direksiyon
kutusu ayarları gibi ayarları vardır.
Ayarsızlık ve dişlilerin aşınması,
direksiyon boşluğu artırır.
Ayrıca rot başlarının aşınması ile
direksiyon kutusu arızaları da
direksiyon boşluğunu artırır.
Ön düzen ayarları bozuksa ön lastikler
içten ve dıştan aşınır.
Direksiyon zor dönüyorsa lastik hava
basıncı normalden azdır.
SÜSPANSİYON
SİSTEMİ
Süspansiyon sistemi, araç
tekerlerinin aracın şasi ve gövdesiyle
birleştirildiği sistemdir. Yaylar
(helezon yay), yaprak yaylar (makaslar)
ve amortisörlerden oluşur.
Helezon yaylar otomobil türü
araçlarda makaslar ise genellikle ağır
hizmet araçlarında kullanılır.
Yaylar, yoldan gelen darbe
titreşimleri üzerine alır. Yayların
salını mini amortisör kontrol eder.
BAKIMLAR
Günlük bakımda motorun yağına,
suyuna, fren hidroliğine, yakıtına,
lastik hava basınçlarına, ışık ve ikaz
sistemlerine bakılır.
Haftalık bakımda vantilatör kayışı
gerginliği, akü bakımı yapılır.
Akü bakımı yaparken akü dış yüzeylerinin
ve kutup başlarındaki oksitlerin sodalı
su ve sıcak su ile temizlenmesine,
plakaların 1 cm üzerine kadar saf su
ilave edilmesine, eleman kapak
deliklerinin açık tutulmasına, kışın akü
donmasın diye akü tam şarj ettirilir,
dijital göstergeli araçta asla akü
takviyesi yapılmaz.
Akü kendiliğinden boşanıyorsa akünün üst
kısmında pislik birikmiştir.
Kısa devreden dolayı yangın olursa akü
kutup başları çıkarılır.
Akü 2 kutup başı arasında her iki kutup
başına değen bir madeni parça konsa akü
kısa devre olup patlar.
Yağlı tip hava filtresinin bakımı
yapılırken sökülen parçalar gaz yağı ile
temizlenir.
Yeni bir araçta 0-2000 km arası ilk
kullanım süresine rodaj denir. Rodaj
süresi çalışan parçaların birbiriyle
alışma süresidir. Rodaj süresince aşırı
sürat yapılmaz, ani duruş kalkış
yapılmaz, motor tam güç konumunda
çalıştırılmaz, uzun süre sabit hızda
gidilmez.
DİZEL MOTORA AİT
BAZI BİLGİLER
Dizel motorlarda silindire sadece
hava doldurulur ve yanma sıkıştırılmış
havanın üzerine enjektörden yakıt
püskürtülmesiyle sağlanır.
Dizel motorların yakıt sisteminde
günlük yapılacak işlerden biri mazot-su
ayırıcısı veya filtre ya da yakıt
deposundan yakıt sisteminin suyunun
alınmasıdır.
Dizel motorlarda yanma enjektörden
yakıt püskürtmekle olur. Enjektörler
kendilerine enjeksiyon pompasından gelen
mazotu silindirlerdeki sıkıştırılmış
havanın içine püskürterek yanmayı
sağlarlar.
Enjeksyon pompası, besleme pompası ile
depodan gelen yakıtı basınçlı olarak
enjektörlere yollar.
Dizel motorun çalışmamasının bir
nedeni, hava yapmış olmasıdır. Hava
yapmanın nedenleri:
yakıtın bitmesi,
boru ve rekorların gevşemesi,
yakıt borularının sökülmesi,
filtrenin temizlenmesi veya
değişmesidir.
Dizel motorlarda egzost dumanı siyah
çıkıyorsa yakıt pompasına, enjektöre ve
hava filtresine bakılır. Ayrıca dizel
motorlarda marş yapıldığında marş motoru
dönüyor ancak motor çalışmıyorsa yakıt
filtresi de takılı olabilir.
Özellikle soğuk havalarda dizel
motoru kolay çalıştırabilmek için
kızdırma bujileri kullanılır.
|